Eğitimini aldığımız üzere web
tasarımcısı olarak sadece
estetik değil işlevsellik,
kullanılabilirlik, performans,
güvenlik, erişilebilirlik,
SEO, sürdürülebilirlik ve
müşteri beklentileri dahil
olmak üzere birçok unsuru
düşünmek zorundayız. Hatta
kimi zaman site sahibine
rağmen siteyi korumak bile
gerekebiliyor.
Mümkün oluyorsa sadece bu
özellikler değil beraberinde
bilgilendirme, farkındalık
yaratma, dikkat çekme gibi
sosyal içerikli tasarım
konularını da dahil etmeye
çalışıyoruz.
Faulkner’in güzel bir sözü
vardır: “geçmiş asla bitmiş
değildir. Geçmiş geçmiş bile
değildir.” Bunun gibi “tasarım
da sadece estetikle sınırlı
görsel tasarım değildir.”
Bireysel olarak kendiniz için bir site de olsa büyük ölçekli bir firma da olsa öncelikle amacınızın belirlenmesi gerekiyor.
Büyük ölçekli yapı,
maden, plan, proje
işleri yapan bir
firmasınız ve bitmiş
projelerinizi, devam
eden işlerinizi,
kendinizi mi
tanıtmak
istiyorsunuz?
Doktor, avukat,
öğretmen, mühendis
olup siteyi
kartvizit gibi
tasarlamak, uzman
olduğunuz işleri
duyurup reklamınızı
mı yapmak
istiyorsunuz?
Veya ressam,
müzisyen veya yazar
olup eserlerinizi mi
paylaşmak
istiyorsunuz?
Veya
zanaatkarsınızdır da
takı tasarlayıp, taş
işçiliği yapıp,
gümüş, deri işleyip
ürünlerinizi
internet yoluyla
satmak mı
istiyorsunuz?
Her durum kendi gerçekliğini yaratır. Her birinin dinamikleri, ihtiyaçları farklıdır. Dolayısıyla web tasarımı tam anlamıyla kişiye, kuruma özeldir.
İkinci üniversitemiz olan “Web Tasarımı ve Kodlama” bölümünde “Web 2.0 Araçları İle Tasarım” dersinde bir ifade vardı: “Görseller beynimizde kelimelerden 60.000 kat daha hızlı işlenir”.
Sadece kendimizden yola çıkıp düşünsek bile bunun gerçek olduğunu anlıyoruz. Tanıtımınızı yapacağımız 1- 2 dakikalık bir video, onlarca sayfa web sitesinden, yüzlerce sayfa makaleden fazla şey anlatacaktır.
”Logo,
kurumsal veya
kişisel
kimliğimizi
görsel olarak
sembolize eden
amblem,
imgedir."
Görsel olduğu ve
bizi ifade ettiği
için önemlidir.
Sadece rengini görüp
tanıdığımız firmalar
var.
Yaratıcılık ve
estetik değerler
gerektiren bir iştir
ve önemlidir.
İşte yine görsel bir
ürün. Tüm
işlerimizin,
hizmetlerimizin bir
arada göründüğü
dijital veya kağıt
baskı olabilen bir
yayın türüdür
katalog... Doğru
yere ulaştığı zaman
çok işlevseldir.
Ürünlerinizin veya
hizmetlerinizin
çeşitlilik
yelpazesine göre
kategorize de
edilebilir.
1. Ürün kataloğu,
2. Hizmet kataloğu,
3. Sergi kataloğu,
4. Sanat kataloğu,
5. Dijital kataloğ,
6. Kurumsal tanıtım
kataloğu,
7. Eğitim kataloğu,
8. Kitap kataloğu…
gibi
çeşitlendirilebilir.
Açılımı “search
engine optimization”
olan “arama motoru
optimizasyonu”dur.
Arama motorlarının
bizi -yani Chrome,
Yandex, Safari gibi-
aynı işi yapan
yüzlercesi arasından
bulup, ayırıp üst
sıralara taşımasını
sağlamaktır.
Bunun için bizim
yapmamız gerekenler
vardır, sizin
yapmanız gerekenler
vardır.
Hem
teknik yani kodlarla
hem içerikle yani
sizin
hazırlayacağınız
görseller,
dokümanlar ve
yazılarla direkt
ilgilidir.
Cep telefonları bu
kadar yaygınlaşmadan
önce web tasarımları
bilgisayarlar için
statik bir şekilde
yapılırdı.
Günümüzde analiz
uygulamalarına bakıp
da web sitenize
hangi cihazlardan
giriş yapıldığını
incelediğimizde %80-
90 civarında cep
telefonları ve
tabletler yer
alıyor. Bu durumda
“sadece
bilgisayar için
tasarlanan
site”
işlevselliğini hemen
yitiriyor. Çünkü
bakan kişi siteyi
inceleyemiyor.
Görüntü büyümüyor,
küçülmüyor,
dönmüyor.
İşte siteyi telefon
ve tabletlere uyumlu
hale getirmeye
“responsive” yani
“duyarlı tasarım”
deniyor. Şu zamanda
responsive olmayan
bir sitenin işler
olması çok zor.
Seo çalışması
yapıldı, responsive
tasarım yapıldı,
düzgün görseller
seçildi, içerikler
düzenli hazırlandı.
Ama yine de tamam
bitti diyemiyoruz.
Çünkü daha ötesi
var. Öne çıkmak için
internet reklam
yöntemlerini de
kullanabiliriz ve
çoğunlukla kullanmak
zorundayız.
Reklamlarımız hangi
bölgede, hangi
saatlerde, hangi
hedef kitleye, hangi
bütçeyle gibi bir
çok ölçünün yer
aldığı reklam
sistemleri olan
Google, İnstagram,
Twitter (X),
Facebook
reklamlarını işimize
dahil ettiğimizde
çok daha hızlı
şekilde sonuç
alıyoruz.
Web siteleri artık
durağanlığı kabul
etmiyor. Sitemizin
üst sıralarda
çıkmasının bir
koşulu da dinamik
olması. Düzenli
güncellenen bir web
sitesi daha fazla
öne çıkıyor.
Bunun
yanında kod yazmada
yenilikler oluyor.
Bazı kodlar artık
kullanımdan
kalkarken yerine
daha işlevsel yeni
kodlar geliyor. Eski
kodda kalırsak bu
kodların olduğu
sayfalar arama
motoru tarafından
okunamaz hale
geliyor. Bunların
takibini yapmak
gerekiyor.
Sizin sitede
güncelleme yapmanız
gerekebiliyor.
Resim, yazı, doküman
ilave etmeniz
gerekebiliyor, ürün
güncellemesi
yapmanız
gerekebiliyor, yeni
bir renk, yeni
slogan, yeni bilgi,
yeni blog, yeni logo
vb. bunlar hep
sitenin
güncellenmesini
gerektiren durumlar.